Havas İlmi ve Astronominin Tarihsel Gelişimi

Havas ilmi, tarihin en eski dönemlerinden beri Astronomi (ve onun o dönemdeki izdüşümü olan Astroloji) ile kopmaz bir bağ içerisindedir. Havas literatüründe gökyüzü, sadece izlenen bir manzara değil; ilahi isimlerin ve enerjilerin yeryüzüne indiği devasa bir “Mekanizma” olarak görülür.

Havas İlmi ve Astronominin Tarihsel Gelişimi

Havas ilminin tarihsel gelişiminde “Zamanlama” (Vakit), başarının yarısı kabul edilir. Bu vakitler ise tamamen gezegenlerin konumları, burçların etkileri ve ayın menzilleri üzerinden hesaplanır.


1. Kadim Dönem: Babil, Mısır ve Hermetik Gelenek

Havas ve astronomi birlikteliğinin kökleri Mezopotamya ve Antik Mısır’a kadar uzanır.

  • Babil ve Keldaniler: Gökyüzü cisimlerini birer “Tanrısal İşaret” olarak gören Babil kültürü, gezegen saatlerini ve her gezegenin kendine has bir metal, koku ve renkle eşleştiği sistemi kurmuştur. Bu sistem, daha sonra Havas ilmindeki “Gezegen Saatleri”ne temel olmuştur.
  • Hermetizm: Mısır’da ortaya çıkan ve “Yukarıda ne varsa, aşağıda o vardır” prensibini savunan Hermetik gelenek, gökyüzündeki makro kozmosun, insandaki mikro kozmosla olan bağını formülize etmiştir. Havas ilmindeki “vefk”lerin geometrik yapısı bu kadim ölçülere dayanır.

2. İslam Medeniyeti: Astronomiden İlm-i Nücum’a

İslam dünyasında astronomi, ibadet vakitlerini belirlemek için gelişirken; Havas ehli bu verileri manevi çalışmaların “Eşref Saati”ni bulmak için kullanmıştır.

  • El-Kindi ve El-Biruni: Bu büyük alimler, gök cisimlerinin ışınlarının (kozmik radyasyon) yeryüzündeki maddeler ve insan ruhu üzerindeki etkilerini bilimsel olarak incelemişlerdir. Havas ilmi, bu ışınların en yoğun ve en hayırlı olduğu anı yakalama sanatı olarak evrilmiştir.
  • İlm-i Nücum (Yıldız İlmi): Havas kitaplarında geçen “Yedi Seyyare” (Güneş, Ay, Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter, Satürn), her biri bir esma ve bir meleki kuvvetle eşleştirilmiştir. Örneğin, Jüpiter (Müşteri) saati rızık ve devlet işleri için; Venüs (Zühre) saati ise muhabbet çalışmaları için tayin edilmiştir.

3. Burçlar ve Ayın Menzilleri (Menazilü’l-Kamer)

Havas ilminin en teknik kısımlarından biri Ay’ın 28 menzilidir. Ay, her gece farklı bir yıldız kümesinin (menzil) önünden geçer.

  1. Ay’ın Etkisi: Su ve kan gibi sıvılar üzerindeki etkisi bilinen Ay, Havas’ta enerjinin iletkeni olarak görülür. Ay’ın büyüme (Hilal) ve küçülme (Bedir sonrası) evreleri, yapılacak işlemin türünü (hayır veya şer/def) belirler.
  2. Burçlar Kuşağı: Zodyak’taki 12 burç; Ateş, Su, Hava ve Toprak olarak dörde ayrılır. Havas talebesi, hazırlayacağı vefkin veya yapacağı zikrin, kişinin burcuyla elementel olarak uyumlu olmasına dikkat eder. Eğer kişi “Ateş” grubundaysa, çalışmanın tesiri ancak ateş unsuru (yakma veya sıcak buhur) ile aktive edilir.

4. Astronomik Verilerin Vefk İlmiyle Birleşimi

Havas ilminin zirve noktası, gökyüzündeki bir dizilimin (Örn: Jüpiter ve Venüs’ün kavuşumu) sayısal değerlerinin bir kare içine hapsedilmesidir.

  • Kozmik Mühürleme: Belirli bir yıldız açısı oluştuğunda, o açının frekansı ebced hesabı ile sayıya dökülür ve bir vefke yazılır. Bu, o anki devasa kozmik enerjiyi küçük bir metal veya kâğıt parçasında “dondurmak” ve taşınabilir hale getirmek demektir.

Bilgi Kazancı: Modern Astronomi ve Havas

Bugün modern bilim, gezegenlerin manyetik alanlarının ve Güneş patlamalarının insan biyolojisi ve psikolojisi üzerindeki etkilerini kanıtlamaktadır. Havas ilmi, binlerce yıl öncesinden bu “manyetik etkileşimi” dualar ve sembollerle yönetmeyi başarmıştır. Eskilerin “Yıldızın düşük olması” dediği durum, bugün “aura alanındaki frekans düşüklüğü” olarak adlandırılabilir.


Sıkça Sorulan Sorular

1. Gezegen saatleri neden bu kadar önemlidir? Çünkü her saat, evrenin farklı bir “penceresinin” açılması gibidir. Yanlış saatte yapılan çalışma, rüzgara karşı yürümeye benzer; doğru saatte yapılan ise rüzgarı arkasına alan bir yelkenli gibi hedefe hızla ulaşır.

2. Hangi gök olayı Havas’ta en şanslı kabul edilir? Güneş ve Ay’ın birbirine uyumlu açılar yapması ve Jüpiter gibi “Sa’d-ı Ekber” (En Büyük Uğur) gezegeninin parlaması, her türlü hayırlı iş için en kıymetli andır.

3. Tutulmalar sırasında Havas çalışması yapılır mı? Güneş ve Ay tutulmaları, enerjinin “düğümlendiği” ve ağırlaştığı anlardır. Bu dönemlerde genellikle yeni bir işleme başlanmaz; mevcut negatif enerjilerden arınmak ve “tesbih” ile korunmak tercih edilir.

Yorum yapın